Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07.Ekim.2018   #4
DurumuÇevrimdışı
Baby
Baby - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye No: 6
Üyelik tarihi: 04.Ekim.2018
Şehir:
Mesaj Sayısı: 273
Konu Sayısı: 73
Beğendikleri: 47
Alınan Beğeni: 40
HF Ticaret Sayısı: (0)
HF Ticaret Yüzdesi: (%)
Ruh Hali
Kan Grubum:

Standart

Savcı Bey İsyanı (1373)
Murad Gazi, son seferlerinin ardından Bursa'ya dönmeyip Rumeli'de kalmıştır. Bu süre zarfında Başkent olan Bursa'nın idaresini en küçük oğlu Savcı Bey'e teslim etmişti. Savcı Bey, en küçük şehzade olması hasebiyle saltanat sırasının kendisine gelmeyeceğini biliyordu ve tahtı ele geçirmek için isyana tevessül etti. Kendisi gibi taht varisi olan İmparator Yannis'in oğlu Andronikos ile gizli bir ittifak yaparak isyan hazırlığına girişti. Bu durumu haber alan Murad Gazi, ordusu ile isyancı şehzadelerin üzerine yürüyerek Apikridum mevkiinde isyancı orduyu mağlup etti. Ancak Savcı Bey, mahiyetindeki kuvvetlerle birlikte kaçmayı başardı. Andronikos teslim olup babasından af dilemeye gitse de Savcı Bey, tahtı ele geçirme hayalinden vazgeçmedi. Mahiyetindeki kuvvetlerle birlikte Dimetoka hisarına sığındı. Burada 10 ay kadar saklanmayı başarsa da nihayetinde yakalanarak Bursa'ya getirildi.

Savcı Bey henüz 14 yaşındaydı. Murad Gazi, kendisine tavsiyelerde bulunup itaat etmesini telkin etti. Ancak Savcı Bey, boyun eğmeyerek Murad Gazi'yi hiddetlendirecek sözler sarf etti ve nihayetinde "nur-ı basıradan mechur" ile cezalandırılarak gözlerine mil çekildi. Bir süre sonra ise yine Murad Gazi'nin emriyle boğduruldu. Nizamı yeniden tertip edince Edirne'ye geçti ve burada yeni seferlerin hazırlıklarıyla meşgul oldu. Murad Gazi'nin asi oğluna uyguladığı ceza, diğer isyancı Andronikos'un akıbetine ilham oldu. Yannis, bu kadar ağır olmasa da merhamet gösterip oğlunun gözlerine kızgın sirke döktürerek cezalandırdı.

Yeniden Balkan Seferleri (1373)
Murad Gazi, Edirne'ye geçtikten sonra yeniden sefer hazırlıklarına koyuldu. Kendisiyle birlikte Edirne'de bulunan Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa ile Rumeli'ye indi. Çandarlı Paşa ve Gazi Evrenos'a Serez üzerine gaza emri verdi. Şahin Paşayı ise Batı Bulgarlarının üzerine gönderdi. Gazi Evrenos sırasıyla Buri, İskeçe ve Marulya'yı savaşmadan teslim aldı. Çandarlı Paşa ise Serez'i alamadı ancak şehri kuşatarak abluka altına aldı. Şahin Paşa ise Bulgarları itaat altına aldı ve nihayetinde Batı Bulgarları da vasallığı kabul ederek vergi verip Osmanlı ordusunda hizmet etmeyi kabul etti.

Murad Gazi kışı Rumeli'de geçirdi ve Timurtaş Paşa'yı Balkanların beylerbeyi yaparak Bursa'ya döndü. Bu seferlerde elde edilen kazanımlar ve tabiî ki Timurtaş Paşa'nın idare kabiliyeti ile Balkanlarda müstakil bir Osmanlı nizamı yerleşmiş oldu. Osmanlı ordusu, vasallığı kabul eden yerel hükümdarların itaati ile güçlendi. Ordu hem Müslüman hem Hristiyan askerlerden oluşur duruma geldi. Gayrimüslim askerlerin sadakatleri kendilerinin tımar sistemine dahil edilmesiyle ödüllendirildi. Birbirleri ile çekişen ve sürekli savaşarak bitap duruma düşen gayrimüslim ahali artık huzur, güven ve sefahat içerisinde yaşamaya başlamıştı. Öyle ki, artık Balkanların savunması için Bursa'dan bir desteğe ihtiyaç duyulmuyordu. Bu bölge doğrudan Osmanlı toprağı sayılmıyordu aslında. Balkan toprakları biistiklaldi yani bölge yerel halklara aitti ancak idare Osmanlı tarafından sağlanıyordu.

Önemli Reformlar (1373 - 1379)
Osmanlı, fütuhatta muvaffak olabildiği hemen her hükümdarın döneminde bir evrede seferler ve fetihlerle topraklarını genişletmiş diğer bir evrede devletleşme ve olgunlaşma sürecine girerek yapılanmalara gitmiştir. 1373-1379 yılları arası da bir devletleşme ve olgunlaşma dönemi olmuştur. Rumeli hattında elde ettiği başarılar ve Bizans üzerinde kurduğu tahakküm ile Anadolu beylikleri içerisinde daha güçlü ve üstün duruma gelen Osmanlı ya teveccüh ve biat hızla artmaya başlamıştı. Bu minvalde gaza, hizmet ve geçim gayesiyle Osmanlı ordusuna katılmak isteyen Arap ve Acemler sipahi oğlanlarına kabul edilmeye başlandı. Bu gelişme, Osmanlının Türk Devleti olmaktan İslam Devleti olmaya meyletmeye başladığının bir göstergesi olarak da yorumlanabilir.

Bir diğer değişiklik ihtiyacı da tımar sisteminde olmuştur. Askerlerin gaza dışında geçimliğini sağlamak amacıyla tahsis edilen araziler, gazinin vefatı durumunda başka bir gaziye tahsis ediliyordu. Bu durum zamanla hoşnutsuzlukla karşılanmaya başlanınca tımar edilen arazilerin vefat eden gaziden geride kalanlara miras yoluyla devri uygulamasına geçildi. Böylece tımar sistemi gaziler ve aile efratları için yegane gelir kaynağı durumuna geldi.

Balkan toprakları Timurtaş Paşa'nın idari kabiliyetleriyle ihya olmaya başlamış, zamanla güçlenerek kendi askeri gücü ile ayakta durabilen bir uç beyliği haline gelmişti. Ülkenin batı sınırları emniyetteydi. Murad Gazi Bursa'da devletin idari ve siyasi gelişimiyle ilgileniyor, askeri açıdan ihya olan devleti siyasi ve idari bakımdan olgunlaştırmakla meşgul oluyordu.

Osmanlı itidalle devam eden gelişim ve olgunlaşma sürecini yaşarken Bizans yine saltanat mücadeleleriyle meşgul oluyordu. Savcı Bey ile birlikte hareket edip isyan eden ve tahta geçmeye teşebbüs eden Andronikos iyileşmiş, Cenevizliler ve muhtemelen Murad Gazi'nin doğrudan ya da dolaylı desteği ile tahta geçip babası 5. Yoannes ve oğullarını zindana attırmıştı. Andronikos, bu destekleri karşısında Cenevizlilere Bozcaada'yı (Tenedos), Osmanlıya ise Gelibolu'yu teslim edecekti. Beklendiği gibi de oldu. Her ne kadar Cenevizliler teslimi beklemeden adayı işgal edince anlaşmazlık çıksa da Gelibolu Osmanlıya bırakıldı. (Haziran 1379). Murad Gazi, Gelibolu'yu aldıktan sonra Bizans politikasını eski dostu olarak gördüğü 5. Yoannes lehine değiştirdi ve hapisten kaçan devrik hükümdarı destekleyerek tahta çıkmasını sağladı. Tahtına yeniden kavuşan Yoannes, bu desteğin karşılığında ödediği verginin tutarı attırdı ve Alaşehir'i (Manisa) Osmanlı'ya bırakıldı.






alone.. ☕
  Alıntı