Tekil Mesaj gösterimi
Alt 16.Aralık.2018   #1
DurumuÇevrimdışı
Ozge
Moderator
Üye No: 41
Üyelik tarihi: 15.Aralık.2018
Şehir: Avrupa
Mesaj Sayısı: 2,847
Konu Sayısı: 943
Beğendikleri: 24
Alınan Beğeni: 101
HF Ticaret Sayısı: (0)
HF Ticaret Yüzdesi: (%)
Ruh Hali
Kan Grubum: A RH +

Standart Peygamberimizin Ahde Vefasi

Ahde vefa, verdiği sözde durmak, yaptığı anlaşmaya sadık kalmaktır. İnsanın önemli karakterlerinden, kişiliğini oluşturan değerlerden biri de vefalı oluşudur. Yapılan sözleşmeye dikkat etmek, ahde vefanın bir başka çeşididir.
Peygamberimiz verdiği sözde duran, yaptığı anlaşmaya bağlı kalan en büyük insandır. Bu hususta dostunu da, düşmanını da ayırt etmemiştir. Dostuna verdiği bir sözde durup, onu yerine getirdiği gibi, düşmanlarıyla yaptığı anlaşmaya da sadık kalmış, her ne pahasına olursa olsun, aykırı hareket etmemiştir.
Peygamberliğinden önce ticarî hususta bir dostuna verdiği sözü tutmak için üç gün beklediği meşhurdur. O adam unutup gelmediği halde, "Nasıl olsa artık gelmez" diyerek çekip gitmemiştir. Verdiği sözde durmanın en müstesna örneğini vermiştir.
Peygamberimizin vefası aile içinde de açıkça yaşanıyordu. Hz. Âişe anlatıyor:
"Yaşlı bir kadın Resulullahın ziyaretine gelmişti. Şöyle konuştular:
"Sen kimsin?" "Müzeyne'den Cüsame."
"Sen Hasene misin? Nasılsın, ne haldesin, bizi görmeyeli ne yapıyorsun?"
"Anam babam size feda olsun, iyiyiz." "Kadın çıkınca sordum:
"Ya Resulallah, bu kadına çok alâka gösterdiniz, sebebi ne idi?"
"Hatice hayâtta iken bize gelir, giderdi. Yâ Âişe, ahde vefa imandandır."
Peygamberimiz en sıkışık ve en zor şartlar altında bulunsa dahi, verilen sözde durmayı, netice kendisinin aleyhine de olsa hiçbir surette vefasızlık göstermemeyi tavsiye etmiştir.
Bedir Savaşı için hazırlıklar yapılıp İslâm ordusu Medine'den ayrıldığı sırada Huzeyfe el-Yemâni ile babası Huzeyl, Peygamberimizle birlikte çarpışmak üzere yola çıkmışlardı. Müşrikler, baba-oğulu yolda görerek sorguya çektiler:
"Siz herhalde Muhammed'in yanına gitmek istiyorsunuz."
"Evet, bizim bundan başka bir niyetimiz yoktur" dediler.
Bunun üzerine müşrikler, onlardan Medine'ye dönmek, Peygamberimizle birlikte savaşta bulunmamak üzere söz aldılar. Bir müddet sonra Huzeyfe ile babası Bedir'de Peygamberimizin huzuruna gelerek mücahitlerle birlikte savaşmak istediklerini söylediler, müşriklerle aralarında geçen hadiseyi de anlattılar.
Peygamberimiz, onların müşriklere verdikleri sözü öğrenince, insan gücüne o anda çok fazla ihtiyacı olmasına rağmen onlara şöyle dedi:
"Hayır, siz Medine'ye dönün. Onlara verdiğiniz sözü yerine getirin. Biz de müşriklere karşı Allah'tan yardım isteriz. Onun yardımı bize kâfidir."
SMüşrik de olsa verilen sözde durmayı daha uygun görmek, ahdini bozmamak, yapılan anlaşmaya bağlı kalmak ancak bir Peygamberin gösterebileceği bir meziyettir.

  Alıntı

Ozge Üyenin Son 5 Konusu
Baslik Kategori Son Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj
Karaciger Yağlanması | Hepatosteatoz Dahiliye Ozge 0 629 13.Şubat.2019 17:22
Tetanoz nedir? Dahiliye Ozge 0 591 13.Şubat.2019 17:20
Bamyalı Tavuk Tarifi Et - Tavuk - Balık Ozge 0 1647 10.Şubat.2019 20:57
Fırında Mantarlı ve Balkabaklı Tavuk Et - Tavuk - Balık Ozge 0 556 10.Şubat.2019 20:56
Fırında Sebzeli Tavuk Butları Et - Tavuk - Balık Ozge 0 538 10.Şubat.2019 20:53